Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX

Suriye’de kullanılan sinir gazları nasıl etki ediyor, tedavide neler yapılmalı?

Dünya Sağlık Örgütü, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib bölgesinde çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin de etkilendiği biyolojik saldırının, bir çeşit sinir gazı olduğunu belirtti. Peki sinir gazları insan vücuduna nasıl etki eder ve bu gazlara maruziyet durumunda neler yapılmalı?

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi(CDC)’nin, sinir sistemini etkileyen son derece zehirli gazlar olarak tanımladığı sinir gazlarının, sarin, soman ve tabun gibi türleri bulunuyor.

CDC bu gazların renksiz, tatsız, hafif tatlı kokusu olan sıvılar olduğunu ve ısıtıldığında buharlaştıklarını ifade ediyor.

Medimagazin’de yer alan habere göre, DSÖ’nün 2013 yılında Suriye’nin Guta şehrindeki saldırıdan sonra en dehşet verici kimyasal saldırı olarak tanımladığı sinir gazının etkilerini ve tedavi yöntemleri açıklandı.

Dr. Nelson; organofosfat kimyasal sınıfına ait sarin, soman ve tabun gazlarının 1930-1940’lı yıllarda insektisit böcek ilaçlarından geliştirildiğini, pestisidlerle aynı semptomlara sahip olmalarına rağmen vücudun farklı yerlerini etkilediklerini aktarıyor.

SİNİR GAZLARI VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?
Organofosfat pestisidleri ve sinir gazlarının her ikisi de sinir hücrelerini uyaran asetilkolini devre dışı bırakan enzime bağlanırlar. Bu enzimler sinir gazları yoluyla tutuldukları için asetilkolinleri devredışı bırakamazlar ve asetilkolinler agresif bir şekilde sinir hücrelerini uyarmaya devam eder.

Organofosfat pestisidleri birkaç dakika içinde felce uğratıyor, nefes almak dahi mümkün olmuyor. Organofosfat pestisidleri salgı bezlerinde bulunan enzimlere bağlanmaya eğilimli oldukları için çok fazla sıvı salınmasına neden oluyor ve pestisidlere maruz kalan insanlarda yoğun miktarda tükürük salgısı, gözyaşı, ter, ishal, idrar çıkarma, küçülmüş gözbebekleri ve akciğerlerde sıvıyla dolması durumu olan pulmoner ödem gözleniyor.

Organofosfat sinir gazları vücudun sinir kaslarıyla birleştiği enzimleri hedef aldığından, kaslardaki aşırı asetilkolin artışı sonucu yoğun seğirmeler görülebilir. Bazı insanlar bunu bir çanta dolusu solucan olarak tanımlıyor. Vücuttaki tüm kaslarda bu hareketlenme hissedilebilir. Bir iki dakika sonra da kaslar felce uğrar, nefes almak için bile kasları kontrol etmek mümkün değildir.

NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?
Sinir gazına maruz kalan kişilerin acilen bu gazdan kendilerini arındırması gerekiyor. Sinir gazlarının çok hızlı etki ettiğini, çoğu zaman birkaç dakikada bütün belirtilerin görüldüğünü söyleniyor, kıyafetlerden kurtularak, bedenleri su ve sabunla yıkayarak ve ağzı da yine bol suyla gargara yaparak sağlanabilir.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI KENDİLERİNİ KORUMALI”
Felce uğrayan bir insan için ise hemen nefes almalarına yardımcı olmak için oksijen maskesi kullanılması gerektiğini söyleniliyor, sağlık çalışanlarının ten temasından kaçınma, sinir gazını solumamaya özen gösterme gibi önlemler alması gerektiğini vurguluyor.

“ANTİDOTLAR 10 DAKİKA İÇİNDE UYGULANMALI”
Sinir gazını soluyan biri için, bir antidot yardımcı olabilir. Atropin diye adlandırılan bu antidot, asetilkolin reseptörlerinin önünü keserek aşırı sinir uyarılmasını önleyebilir. Başka bir tanesi de 2-PAM olarak da bilinen pralidoksimdir. Pralidoksim, organofosfatları enzimlerden ayırarak asetilkolin çoğalımını durdurabilir. Ne var ki, atropin de pralidoksim de maruz kaldıktan sonra 10 dakika içinde verilmelidir. Eğer hemen kullanımı hazır değilse, tedavi için artık çok geç kalındığı söylenebilir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir