Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX

Kaşındı ve nedenleri

İnsanlar Neden Kaşınır?

Özellikle erişkin insanlarda hiç bir hastalık belirtisi dahi olmaksızın kaşıntı görülebilmektedir. İşte insanoğlu’nun kaşınma nedenleri ve bilimin kaşıntıya
son vermek için geldiği son aşama süreğen hale gelen kaşıntı oldukça rahatsız edicidir. Hatta bazı zamanlar ağrıdan bile daha çok eziyet verebilir. Tıpkı ağrıda olduğu gibi kaşıntı da
farklı nedenlere dayanan bir belirtidir.

sac-kasintisi

Fakat bilhassa de erişkinlerde herhangi bir hastalık belirtisi olmayan kaşıntılar da görülmekte. Avrupa’nın tek kaşıntı tedavi merkezine sahip Münster Üniversite Kliniği’nde şimdi etkili bir tedavi bulundu.

Spiegel dergisindeki bir yazıda Dieter J’deki kaşıntının git gide daha kötüye gittiğinden söz edilmekte. Öyle ki hasta bir zaman sonra çalışamaz hale gelince hekime başvurmuş. O hekim bu hekim derken, kaşıntısı bütün vücuduna yayılmış. Hasta Depresyona girmiş ve sonunda kendisini bir psikiyatrın karşısında
bulmuş.

Kaşıntının ne olduğunu hepimiz biliriz. Önce bedenimizin bir bölgesi tatlı tatlı kaşınmaya başlar, biraz kaşırsak geçeceğini sanırız. Kaşımak ilk sırada işe fayda da; zira kendimizi rahatlamış hissederiz. Ama aynı yer bir süre sonra yeniden kaşınmaya başlar, bu sefer daha sert bir biçimde kaşırız ve sanki kaşıntının bedenimizin diğer bölgelerine yayıldığını hissederiz, böylelikle kaşıntıyla aramızda bizi çileden çıkartan amansız bir savaş başlar.
Kaşıntı aslında birden fazla cilt hastalığının bir belirtisidir daha doğrusu cilt hastalığının en eziyet verici semptomu denebilir.

Sağlıklı ciltlerde kaşınır

Fakat sağlıklı görünen bir cilt de pekâlâ kaşınabilir. Mesela Diyabet ya da böbrek enfeksiyonu gibi iç hastalıklarda. Bilim, kaşıntının oluşum mekanizmasını
hâlâ aydınlatabilmiş değil. Bir duyu organı olan cildimiz, ağrıyı, soğuğu, sıcağı ya da Basıncı
Olası bir açıklama, ağrı ve kaşıntının aynı reseptörler tarafından algılandığı olabilir. Bu açıklamaya kaşıma, ovma gibi savunma tepkiları da makul
düşmekte. Kaşıntıdan çok fazla rahatsız olanlar cilde Sıcaklık ya da soğukluk şoku uygulama çalışırlar.
Anlaşıldığı kadarıyla bu yolla kaşıntı reseptörü ağrı reseptörüne dönüştürülmekte hatta derin ve şiddetli kaşımalarla hasar verilmekte. Ağrıya katlanmak
daha basit gibi gelir ve bir süre sonra da yok olur. Kaşıntı ve ağrı arasındaki dairin kökleri aslında Latince ”Pruritus”a uzanmakta. Prurire’nin eski
Latincedeki karşılığı yanmadır.

Fakat kaşıntının hissedilmesinden önce herhangi bir biçimde uyarılması gerekiyor. Bu Mekanik ya da kimyasal olabilir. Fakat kaşıntının sebebi genellikle cilt
enfeksiyonudur yani savunma sisteminden gelen bir uyarım söz konusu. Bu tür enfeksiyon hücreleri çeşitli cilt hastalıklarında ciddi anlamda üst deri
tabakalarına erişerek uyarı ya da iltihap Maddelerini salgılar ve kaşıntı reseptörlerini uyarırlar. Uyarı sinir lifleri üzerinden sırt omuriliğine ve büyük
beyne iletilmekte ve burada da kaşıntı olarak algılanmakta.
Beyinde etkileşiyor

Heidelberg Üniversitesi’nden Martin Schmelz tarafından kanıtlanan bu süreçte histamine bağlı kaşıntıda polimodal C lifleri önemli bir rol oynamakta. Schmelz,
meslektaşı Uwe Gieler ile beraber yalnızca motorik (hareketsel) ve sensörik (algılayıcı) kaşıntı bölgelerinin değil, beyindeki (singulum, ön beyin ve ufak
beyin) duygulardan sorumlu bölgelerin de etkinleştiğini buldu.
Birincil derecede kaşıntıya neden olan cilt tepkilarında ihtimalla diğer sinir lifleri de etkin. Kaşıntıya büyük bir olasılıkle merkezi mekanizmalar
neden olmakta. Tıpkı ağrıda olduğu gibi kaşıntıda bir tür ”hafıza” söz konusu. Bazı insanlar kaşıntıyı en düşük uyarımda bile hissedebiliyorlar. Ve
kaşıntının bulaşıcı olduğundan ayna nöronlar sorumlu tutulmakta. ”Hayali enfeksiyon” taklit yoluyla ortaya çıkıyor ve ilkokuldaki bulaşıcı korku gibi
uyarımsız gelişmekte.

Spiegel dergisindeki yazıda histamine tepki göstermeyen kaşıntı liflerinin de olması gerektiğinden söz edilmekte. Kaşıntıyı engel olan tozlar, sinir
liflerindeki reseptörleri etkinleştiren bir Protein içermeleri sebebiyle etkili. Ancak özel bir kaşıntı tozunu (Cowhedge) inceleyen John Hopkins
Hastanesi’nden Matthias Ringkamp olayın çok komplike olduğunu ve kaşıntının kökenini bulabilmek için bütün sinir sistemini araştırdıklarını söylüyor.
Kaşıntıyı harekete geçirenler
Sonuçta kaşıntı mekanizması diğer unsurlardan kaynaklı da işleyebilir, mesela
İlaçlar ya da gıda ürünleriyle
Çiçek ya da polen gibi alerjenlerle
Bağışıklık ya da Alerji maddeleriyle (Antikorlar lenfozitler)
Böceklerden ya da parazitlerden bulaşan maddeler
Boya, parfüm gibi maddeler Cildin kuruması ve güneş yanığı gibi ciltte görünen sorunluluklar İç hastalıklara bağlı ****bolizma ürünleri
Bu nedenle hekimlar şiddetli kaşıntı durumlarında kan tahlili, akciğer röntgeni, karın ultrasonu gibi incelemelerde bulunmak zorundalar. Münster Üniversite
Kliniği başdoktoru Sonja Steander de kendisine başvuran hastalarda bu ihtimalları göz önünde bulundurarak muayene ediyor ve gerekli tahlilleri yapıyor.
Yazımızın başında sözünü ettiğimiz hastada ameliyat sırasında kan dolaşımını düzenleyen HES infüzyonu kullanılmış. Staender Elektron mikroskobuyla yaptığı
inceleme sonucunda HES moleküllerinin önemli ölçüde sinir liflerinde biriktiğini bulmuş ve bu durumun kaşıntıya yol açtığını söylüyor.

Kaynak: Kaşıntının nedenleri




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir